Kadınlarda Astım Hastalığında Doğum ve Sonrası
Kadınlarda Astım Hastalığında Doğum ve Sonrası.
Doktorunuz doğum esnasında sizi ve bebeğinizi monitörize ederek her şeyin yolunda olduğundan emin olmak isteyecektir. Bu esnada da astım ilaçlarınıza devam etmeniz gerekecektir. Eğer sezaryen planlanmışsa, doktorunuz genel anestezinin sizin için uygun olup olmadığını tekrar gözden geçirecektir. Gerekirse epidural-spinal anestezi ile ağrı kontrolü sağlanabilir. Aynı şekilde, vajinal doğum planlanmışsa, ağrısız olması için size önerilerde bulunulacaktır.
Bebeğinizi dünyaya getirdikten sonra, astım ilaçlarınızı veya dozlarını değiştirmeniz gerekebilir. Kimi hamile kadınlar, hamilelikleri süresince astımlarında değişiklik veya düzelme gözlemledikleri için bu tedavi disiplininden hemen kopuverir. Ancak unutmayın ki, var olan bir hastalık için önlem almazsanız, daha sonra kötüleşebilir. Dolayısıyla doktor ziyaretlerini doğum sonrasında da aksatmayın.
Hamileyken Kilo Verilirmi?
Hamileyken Kilo Verilirmi?
Yapılan bir araştırmada, aşırı şişman kadınların hamilelik döneminde sağlıklı diyet ve yaşam biçimi değişiklikleriyle kilolarının bir kısmını verebileceği belirtildi
Obstetrics & Gynecology dergisinde yayımlanan araştırmada, en azından obez kadınların bazılarının hamilelik döneminde kendilerine ve bebeklerine zarar vermeden kilolarını atabilecekleri kaydedilerek, obez kadınların hamileliklerinde kilo kaybetmelerinin, sezaryen ameliyatına ihtiyaç duyma riskini düşürmesinin de muhtemel olduğu vurgulandı.
Çocuğunuzla Oyun Oynayın
Çocuğunuzla Oyun Oynayın
1-2 yaş dönemindeki çocuk, oyun oynarken ilişkilerini sağlamlaştırır. İhtiyacı olan oyuncaktan çok, kendisiyle oynayan anne-babadır. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Çocuk, Ergen ve Yetişkin Psikiyatri Uzmanı Dr. Zafer Atasoy “Oyunsuz çocuk, ilişkisiz çocuktur” diyor
1-2 yaş çocuğunun oyun gelişimi nasıl seyreder?
Bir yaşındaki çocuk dış dünya ile daha yoğun ilişki kurmaya başlar. Bu durumu, iki yaşında göreceli olarak artar. Bu değişiklik onun sosyal özelliklerini geliştirmeye başladığının işareti olarak algılanmalıdır. Annesi ile kurmuş olduğu ilişkinin içine artık diğer kişiler de katılır, ancak annenin ilişkideki değeri ve ağırlığı sürer. Oyun tek kelime ile iki ayrı durumu anlatır: ‘Paidia’ (İngilizcesi ‘play’) yönergeli ancak serbest, kuralları olmayabilen ve ‘ludus’ (İngilizcesi ‘game’) yönergeleri kurallı oyun. 1-2 yaş arasındaki çocuk bu tanımlama kapsamında sıklıkla paidia oyunları oynar. Bunlar bir kişinin, özellikle de annenin katıldığı oyunlardır. Oyun süresi genellikle birkaç dakika ile sınırlıdır. Çocuk katılmayı bıraktığı zaman oyun sona erer. Erişkinin başlattığını çocuk sonlandırmış olur. Çocuklar, kendi aralarındaki oyunu ise yardımsız yürütemezler. Erişkin, oyunun devam edebilmesi için için gereklidir.
Deniz Suyundan Korkmayın
Denizli Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Serdar Sarıçel, yaz tatili nedeniyle denizlere akın edenlerden bazılarının kulak ve burunlarına deniz suyu kaçması nedeniyle rahatsızlık duyabildiğini belirterek, “Kulağa ve burna deniz suyunun kaçması çok yararlıdır, ancak havuzların suyu zarar verir” dedi.
Dr. Sarıçel, yüzülecek denizin temiz olduğu takdirde, gönül rahatlığıyla girilebileceğini, deniz suyunun kulak ve buruna kaçmasıyla sinüslerin açıldığını ve bazı hastalıkların tedavisinin destek gördüğünü söyledi. Sarıçel, “Deniz suyu yararlı ama havuz suları tersi etki yapar.
Yaşlanma Hızı Testi
Ünlü Doktor Michael Roisen tarafından geliştirilen testi doğru, dikkatli ve samimi bir şekilde doldurursanız “hangi hızla yaşlandığınızı” az çok anlayabilir ve belki de biraz daha frene basabilirsiniz.
Cevaplarınızın skorları:
Anorexia – Yeme Bozukluğu
Anorexia insanların kendilerini açlığa mahkum ettikleri bir yeme bozukluğudur.Bu rahatsızlık genellikle ergenlik dönemindeki gençlerde görülür. Anorexia problemi yaşayan kişiler çok aşırı derecede kilo kaybederler ve kiloları normalde olmaları gereken kilonun % 15 ‘ı kadar daha azdır. Anorexia problemi olan kişiler son derece ince hatta sıska görünümde olmalarına rağmen kendilerini aşırı kilolu görürler. Kilo kaybı genelde hiç yemek yememe, aşırı egzersizler, diüretik ve laksatif ilaçların kullanımı ile ortaya çıkar.
Anorexia problemi olan kişilerin en büyük korkusu kilo almaktır ve genellikle bu rahatsızlık gelişme çağındaki genç kızlarda görülür. Bu kişiler hastalıklı denebilecek kadar ince bir görünüme sahip olsalar da kendilerini kilolu görürler ve tuhaf yeme alışkanlıkları sergilerler, örneğin diğer insanlarla bir arada yemek istemezler, ya da başkaları için büyük öğünler hazırlarlar ama kendileri bir lokma bile tatmazlar. Bu yeme bozukluğu da tıpkı bulimia gibi balerin, manken, fotomodel, dansçı, sporcu gibi kişiler arasında yaygındır. Eğer bu şekilde yeme bozukluğu olan bir yakınınız varsa onu size karşı çıkmasına rağmen ne olursa olsun doktora gitmeye ikna etmelisiniz.
Doğru Oturuş Önemlidir
Büroda tüm gün sandalyede oturanların diz kapaklarında sorun oluşma oranı artıyor
Oturuş bozukluklarının yanı sıra merdiven inip çıkmak, step yapmak, koşu bandına eğim vererek koşmak gibi hareketler diz kapağının kaymasına neden olabiliyor. Kayma, dizlerde ortaya çıkan şiddetli ağrı ile kendini belli ediyor.
Ofiste oturma biçiminiz, diz kapağınızda sorun oluşup oluşmayacağının önemli göstergelerinden biri. Eğer sandalyede bacaklarınızı aralayarak oturuyorsanız, diz kapaklarınızın kaymasına neden olabilirsiniz. Diz kapağındaki kaymaların, özellikle de ofis çalışanlarının yaygın sorunu haline geldiğini belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Gürbüz, artık erkekler kadar kadınlarda da oturuş şekli nedeniyle aynı sorunun oluştuğunu söyledi. Prof. Dr. Gürbüz, erkeklerde sık rastlanan, bacaklarını iki yana açma ve dizlerini yere 90 derecelik bir açıyla kırma şeklindeki oturma biçiminin kadınlarda da görülmesi nedeniyle her iki gurupta da ‘ağa oturuşu’ olarak tanımlanabilecek bu durumun diz kapağının kaymasına neden olduğunu vurguladı.
Kulak Temizliği ve Bakımı
Kulak temizliği ve bakım
Kulak temizliğinde kulak arkasının temizliği unutulmamalıdır. Kulak içine herhangi bir cisim sokulmamalıdır. Dış kulak yolunun zedelenmesi tehlikeli iltihaplanmalara neden olabilir.
Kulağa küpe takarken bunun kulakta allerji yapabileceği bilinmelidir. Bu nedenle kullanılacak küpelerin allerji yapma özelliği çok az olan altın ya da gümüşten yapılanları tercih edilmelidir.
Kızılay Kan Merkezleri Adresleri
AYDIN KAN İSTASYONU
Hasan Efendi Mah. Kızılay Cad. No . 45 Kat : 1
0 256 213 77 31
ÇANAKKALE KAN İSTASYONU
Adres: Kemalpaşa Mah. Kızılay Sok. No : 16
0 286 217 12 84
İSKENDERUN KAN İSTASYONU
Çay Mah. 102. Sok. No: 19
0 326 613 63 28
0 326 613 63 27
İZMİT KAN İSTASYONU
Kızılay İş Hanı
0 262 321 22 34
ÖDEMİŞ KAN İSTASYONU
Ulus Meydanı No : 3 0 232 544 86 85
UŞAK KAN İSTASYONU
Milli Egemenlik Cad. No : 6
0 276 224 03 86
KARABÜK KAN İSTASYONU
Karabük Kızılay Binası
0 370 412 47 74
SİNOP KAN İSTASYONU
Sinop Kızılay Binası
0 368 261 27 23
MANİSA KAN İSTASYONU
Avni Gemicioğlu Cad. No: 83
0 236 231 77 86
RİZE KAN İSTASYONU
Rize Kızılay Binası
0 464 213 29 29
Tembellik Irsi Olabilir
Yürümenin bazılarına basit, bazılarınaysa zor gelmesinin altında genler yatıyor olabilir.
Kuzey Karolayna Üniversitesi’nden bilim adamları, fareler üzerinde yaptıkları bir araştırmada, 6 kromozom bölgesinin fiziksel eyleme yatkınlıkla büyük ölçüde ilgili olduğunu buldu.
Aynı ekip, başka bir araştırmadaysa epistazi (bir özelliğin, aynı özelliğin farklı olarak ortaya çıkmasını sağlayan birbirinin eşgeni olmayan genlerce etkilenmesi ya da eşgeni olmayan genlerin birbirlerini etkilemesi) adı verilen kalıtımsal bir etki sayesinde farelerde fiziksel eylem düzeyini denetleyen başka 17 genetik bölgeyi belirledi.İlgili genlerin, farelerde farklı davranışlardan sorumlu olduğu ve bazı farelerin az, bazılarınınsa daha dinamik olmasını sağladığı görüldü.
Araştırmacılar, bu sonuçların insanlar için tam olarak geçerli olmayabileceğini ancak fiziksel eyleme yatkınlığın derecesinin kalıtımsal olabileceği konusunda fikir verdiğini belirttiler.
Daha önceki araştırmaların genlerdeki değişikliklerin, farelerin beyninde önemli farklılıklara neden olarak, hayvanların fiziksel etkinlik düzeylerine ışık tuttuğunu gösterdiğini söyleyen araştırmacılara göre, genlerin büyük bir bölümü, sinirler arasında iletimi hızlandıran Maddelerden olan dopaminin düzenlenmesinden sorumlu.
Konuya ilişkin makaleler Physiological Genomics ve Journal of Heredity dergilerinde yayımlandı.